Yaşam hızla akan bir nehirdir. Kimi nasıl nereye savuracağını bilmeden tutarsızca ilerleyen. Hepimiz bu hayat nehirinde ilerliyoruz. Hepimizin bir amacı vardır muhakkak. Ne için bu nehirdeydik ne için kendimizi bu nehire karşı savunuyorduk. her şeyi oluruna bırakmak mı doğruydu savaşmak mı? Hepimiz bir amaç edinmiştik. Ne için savaşıyorduk yani ne için yaşıyorduk. Hiç bunu düşünmüş müydük? Ne için bu hayat nehirindeydik ne için savaş veriyorduk kısaca ne için yaşıyorduk. Nedeni o kadar kolay ki herkes bu tutarsız nehire bir şey için karşılık veriyordu bunu anlamak bir o kadar kolay bir o kadar şaşırtıcı olacak aslında sizin için. Şuan her şeyi bırakıp sadece amacınızı düşünün boş beyaz bir odada tahta bir sandalyede oturuyorsunuz. Ne için yaşıyorsunuz ? o odada ne için savaşırsınız. Yada çok lüks bir iş yemeğindesiniz, sevgilinize evlenme teklifi etmek üzeresiniz yada arabanızla kaza yapmak üzere. Hepsinde bir amacınız yok mu? Hepsinde aynı amacınız var aslında… Kendinize bir sebep atın yaşamakla ilgili ve sonuca ulaşın kendinizce. Göreceksiniz hep aynı kapıya çıkacak tüm çarpık yollar. Hala şaşkın ve karmaşık düşünceler içinde yolunuzu bulamadınız değil mi? Acaba o kapı neredeydi? Kendinizin de ulaşmak istediğiniz fakat bir türü bunu fark edemediğiniz o kapı neydi… İlk önce düşünün o soruyu sorun kendinize ne için yaşıyordunuz… Cevabını bulamadınız mı? Hiç önemli değil bir neden atın ortaya yeter ki o yola çıkın. Kimisi annem için kimisi kendim için kimisi çocuklarım için kimisi de Allah (C.C.) için yaşadığını söyler genelde peki niye onlar için yaşıyorduk diye bir soru daha gelse. Biliyordunuz ama cevabın bu kadar kolay olabileceğini bilmeden nedenler savuracaksınız kendinizce ama sonunda cevaplar sizi o kapıya ulaştıracak. İçlerinden birini örnek alalım sizde kendinizi örnek alın. Çocukları için yaşamak istiyordu bir anne onlar için yemek yiyor onlar için nefes alıyordu… peki neden onlar için onun yaşama amacımıydı bu aslında onlar için değil kendi içindi tüm bunlar o an o anneye soruyorum sen şu an öldün ve bir tabut içindesin ve çocukların başında ağlıyor ve sen yaşamıyorsun çocukların üzülüyor değimli. Hepsi başında ağlıyor huzursuz oluyorsun üzülüyorsun çünkü onların üzülmesi seni üzüyor yani kendini düşündün çocukların için değil kendin için yaşıyordun çünkü sen olmasan onların üzüleceğini düşünüyor sende üzülüyorsun demek ki ne için yaşıyormuşuz? Bir çoğumuz kendimiz için diyecek ve bu nehirdeki yolunu amacını anlayamadı. Diğer kişide kendi için yaşadığını söylüyordu. Peki niye kendi için yaşıyordu. Rahat bir hayat sürmek için ve üzülmemek için mi? cevap artık bir adım önümüzdeydi kimimiz görüyoruz ama söyleyemiyoruz herkesin amacı bu bildiğimiz cümle olamaz diye beklide. Evet oydu herkes MUTLULUK için yaşıyordu . Yaşama amacımız bu kadar kolaydı. İstediğiniz kişiye bunu yapın hep sonunda bu noktaya varırsınız. Hiç düşünmüş müydünüz peki bunu… 

Tutarsızca akan nehire karşı savaşma amacımızı bulmuştuk. Peki mutluluk neydi. Senin için benim için onu için. Aynı kavramıydı hep aynı noktamı? Sen neden mutlu olursun ben neden mutlu olurum. Kimisi ailesiyle mutlu olur kimisi zengin olmaktan kimisi dinine bağlı bir hayat yaşamaktan. Herkesin mutluluğu farklıymış o halde. Herkes başka bir mutluluk boyutu için savaşıyormuş. İşte ben bu mutluluk nedenimize MUTLULUK NOKTASI adını verdim hepimizin bir mutluluk noktası vardır. Ve bu mutluluk noktasına ulaşmak için ilerlediğimiz yola da MUTLULUK CETVELİ dedim. Şimdi elimizde mutluluk noktası uzunluğunda bir cetvel var. Bizim cetvelimiz. Ama hep başkalarının etkilediği bir cetvel. Kimisine engel olursun kimi zaman ama hep onlar etkiler mutluluğunu çünkü bu cetvelde yalnız ilerleyemezsiz. Peki bu cetvelde nasıl ilerlenir? Bu senin mutluluk cetvelin her mutlu olduğun olay yada kişi seni mutluluk noktasına giden bu yolda ilerlemeni sağlar. Her şey ne kadar değişti bir anda hayatta değimli hayatın basit bir cetvelmiş yaşama amacında bir nokta ve sende o nokta için ilerleyen piyon. Şimdi al eline bir kağıdı ve çiz cetvelini düz bir doğru çiz ister o noktayı koy ister bırak hayat koysun o noktayı ama yaz seni mutlu eden her şeyi. Cetvelin 0 cm den başlıyor. İlerleme başla 10 cm ilerledin çünkü şu an yaşıyor ve sağlıklıydın. 5 cm daha ilerle Ailen yanındaydı. 20 cm daha ilerle dünyadaki milyonlarca aç insanlar içinde değildin 15 cm daha ilerle seni seven bir sevgilin vardı ve cetvelini oluştur ilerle ilerleyebileceğin yere kadar o noktaya yaklaşmaya çalış.. Bir anda hayat ne güzel geldi demi karşında hep mutlulukların vardı. Ya mutsuzluklar ? işte onlarda seni sıfıra itekleyen nedenlerdir. Şimdi cetvelimizdeki mutluluklarımızdan birini kaybedelim ama hangisini hayatımızda karşımıza en sık çıkan nedeni kaybedeli o halde Seni seven sevgilin artık yoktu sen her şeyinle onundun kendini çok kötü hissedersin ama bir baksana cetveline sadece 15 cm gerilemiştin seni mutlu edecek daha birçok neden vardı. Belki oda senden ayrılığı cetveline mutsuzluk olarak yazmıştı beklide mutluluk… 

Hayatta hep mutsuzluklar bizi bulacaktır ama mutluluklar hep bizimle olacaktır. Hayatta tekbir noktada duruyorsun ve karşında milyonlarca yol var korkma gir birine ilerle korkusuzca belki mutsuz olacaksın ama ilerlemiş olacaksın cetvelinde bir şekilde. Belki o yol senin mutluluk noktana götüren yoldur. Unutma hayat kalp grafiği gibidir hep iniş çıkışlarla ilerler bu hayat seninse amacını biliyorsan sakın grafiğini durdurma çünkü düz yollarda kolay uyursun beli hiç uyanmamak üzere 

Cetvelinizi hep takip edin o noktayı bir gün bulmanız dileklerimle